Mazlum Doğan ve Newroz
BAKİ GÜL
Bir adam çoğalır bir başına hücresinde Yüreği Kawa’dadır gözleri Babek’te
Ateşler yanarken dağ doruklarında İhanet zindan karanlığında kol gezmekte
…
Ey ateşin ve güneşin çocukları
Hani bilincin sesi yüreklerimizde
Gözlerimizde inancın sancakları nerede
Bu gidişe dur demek gerekir bilirim
Hücrede her saniyeyi bir yıl eylerim
Bir ateş yaktık sönmesin diye hiçbir yerde
O ateş sönerse yaşamayı
neylerim
Bu yüzden ü’ç kibrit ile Newroz günü Yüreğimi sizlere armağan eylerim….
Adnan Yücel
***
Kürtlerin tarihinde ve kültüründe önemli bir yeri olan Newroz bayramı; bin
yıllarca sessiz sessiz kutlandı. Belki de her evde, köyde ve mahallede
Kürtler bin yıllarca Newroz’u sessiz ve bir birinden kopuk kutluyorlardı. Ta
ki Kürtlerin en uzun süren isyanın başlangıcına kadar. PKK öncülüklü Kürt
isyanının Kuzey Kürdistan’da başlaması ve kök salmasıyla Newroz, Kürtler
arasında birlik bağının sembolü olarak ete kemiğe büründü.
Her yıl Mart ayında özellikle Kuzey Kürdistan’da Kürtlerin kendi aralarında
birleşmesine doğal davet olan Newroz Bayramı, bazı zamanlarda direnmenin
kitlesel biçimi, bazı zamanlarda Kürtlerin topyekün politik mesaj mekanı
oldu. Kuzey Kürdistan’da Türk devletinin baskı ve imha politikalarına karşı
büyük direniş duvarı Newroz ile örüldü. Ve Newroz giderek politik
mahiyetiyle de Kürtlerin duruşunun ifade biçimi oldu.
Ortadoğu halkları için sembol olan Newroz’un Kürtlerin direniş ve
kutlamaları ile özdeşleşmesi de yine PKK öncülüklü isyanın Newroz’a karakter
kazandırması ile ilgilidir. Bugün bütün dünyada Newroz kutlamalarında
Kürtler haklı olarak daha çok öne çıktılar. Kürtlerin Newroz’unda önemli
simgeler vardır. Demirci Kawa simgesi, 1980’li yıllarda PKK’nin öncü
kadrolarından Mazlum Doğan’ın Diyarbakır zindanındaki direnişi ile Newroz
tazelendi… 1990’larda ise bedenlerini ateşe veren Kürt kadınları ile
Newroz’un manası güncelleşti.
Mazlum Doğan ile günümüz Newrozu arasında önemli bir bağ var. PKK
hareketinin kurucusu ve önder kadrolarından olan Mazlum Doğan, Kürdistan ve
Türkiyeli devrimcilerin 1970’li yıllarında öne çıkmış, PKK’nin Kurucusu ve
önderi Abdullah Öcalan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, Rıza Altun ile önemli
çalışmalar yürütmüş; Kemal Pir, Ali Çiçek, M.Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve
‘Dörtler’ gibi “Zindan direnişçileri” içinde yer almış, işkencelerde PKK’nin
direniş karakterini temsil etmiş, mahkemelerde ve sorgularda bir adım dahi
geri atmadan Kürdistan’ı, PKK’yi ve ideolojik kimliğini savunan bir duruşun
sahibi olmuştu.
Mazlum Doğan 1955 yılında Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde doğdu. Balıkesir’de
Yüksek Öğretmenlik okulunu bitirdikten sonra 1974 yılında Ankara Hacettepe
Üniversitesi Ekonomi bölümüne kayıt yaptı. PKK’nin kuruluşu sırasında
tutuklanan ve itirafçı olan Şahin Dönmez’le aynı sınıftaydı. Mazlum Doğan
yıllar sonra PKK ana davasından tutuklanarak Diyarbakır zindanına
konulduktan sonra bir kez daha onunla karşılaşır. Ancak bu karşılaşma biraz
daha farklı bir şekilde gelişir. Zira her birinin ayrı bir kampı temsil
ettiği bir karşılaşma oluyor. Çünkü Mazlum Doğan, 1979 yılında Urfa’nın
çıkışında bir arabada yakalanarak Diyarbakır zindanına götürüldükten sonra,
bir yıla kadar yani Şahin Dönmez yakalanıp Diyarbakır zindanına getirilene
kadar kimliğini açıklamıyor. Kimliği açığa çıkınca da kimliğini onuru ile
savunan bir duruş sergiliyor. Onu tanıyanların onun hakkında anlattıkları
her hatırada büyük bir duruşun sahibi olduğunu işaret ediyorlar: 1980
yılında Diyarbakır Cezaevi’nde birçok direnişe ve ölüme tanıklık eden 71
yaşındaki Cevher Kandal, 21 Mart 1982 yılında Diyarbakır Cezaevi’nde
yaşananları ve “14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi”ni anlatırken Hayri
Durmuş’un Mazlum Doğan için söyledikleri sözleri şöyle naklediyor:
“Hayri Durmuş bize, ‘Mazlum Doğan kendini halkı için feda etmiştir. Mazlum
Doğan bir yazı yazıp bugünün Newroz günü olduğunu ve kendisini halka feda
etmek için bu eylemi yaptığını söylemiş’ dedi. Daha sonra Kemal Pir de
Mazlum Doğan ile son yaptıkları konuşmayı anlattı. Kemal Pir, Mazlum
Doğan’ın kendisine ‘şimdi gündüz mü gece mi?” diye sorduğunu söyledi.
Kendisi ona gece olduğunu söylemiş ve Pir, Mazlum Doğan’a ‘Neyin var, bir
şey mi oldu?’ diye sorduğunu söyledi. Mazlum Doğan da “Ben gece mi gündüz mü
bilmiyorum” cevabını vermiş. Kemal Pir, Mazlum Doğan’ın bu sözlerinin
ardından eylemini gerçekleştirdiğini anlatmıştı.” Kürtlerin anımsaması ve
yeniden tanıması gereken Mazlum Doğan’ın kişiliği üzerine Kürt Halk Önderi
Abdullah Öcalan şu sözleri söylüyor: “Mazlum yoldaş, ideolojimizi iyi bilen
bir arkadaşımızdı. Partimizi ruhundan tanıyan ve öyle kalmaya büyük özen
gösteren, gerçekten görkemli bir kişilik. Bu anlamda bu kişilik tam bir PKK
oluyor. PKK’nin yaşam sözü, onun zirvesi oluyor.” Bütün okurların Newroz
Bayramı Kutlu olsun!..
bakigul@yahoo.com
19 Mart 2007 /
Y.Ö.Politika
|