|
K I M P I S M A N !!!
Salih Göçer
Türk devleti ve her yeni iş başına gelen hükümetleri bir kısır döngü
içerisinde dolanıp duruyorlar. Hükümet-Ordu uzlaşmasının çirkince
yaşandığı böylesi bir dönem, TC tarihinde herhalde görülmemiştir. Bu kadar
birbirine zıt iki olgu ve kurum, konu Kürtler oldu mu, ilkesizliklerde
sınır tanımadan politika yürütüyorlar. Her ne kadar devletlerde ordular
mevcut yönetime bağlı bir şekilde iş yapsalar da, Türk ordusu görevi
olanının dışında bir siyasi parti gibi toplumun her hücresinde ve toplum
için alınan her kararda tavuk örneğinde olduğu gibi, her şeye karışmakta.
Sözde hükümet konumunda olan AKP ise, her defasında sanki
demokratikleşmenin önünde ordu duruyor görüntüsü vererek, Kürt halkını
orduyla savaştırarak Kürt halkını ve onun özgür iradesi olan Özgürlük
Hareketini teslim almak ve ezmek istemektedir.
AKP hükümeti ve onun başını çeken Erdoğan ve Gül gibi din tüccarları Kürt
sorununu kullanarak ve Kürt halkını kirli çıkarlarına kurban ederek,
devlete tümüyle hakim olma politikası yürütmektedirler. Bir siyasi irade
olması gereken yerde, AKP hükümeti kirli politikalarla ve kan-din
tüccarlığıyla Kürt sorununu çözümsüzlükte derinleştirmektedir.
Hareketimizin ve önderliğimizin barış ve demokrasi için bunca
fedakarlıklarına rağmen, teslimiyet çağrılarını yapmak, daha fazla gencin
ölmesine çağrı anlamına gelmektedir. Hiçbir Kürt genci ve diğer halklardan
gençler, bu dağlara teslim olmak için çıkmadı. Ne kadar bu tür yasalar
çıkmışsa, Kürdistan gençliği ve halkı, alanlarda Pişman değiliz,
MAZLUMUZ biz! sloganlarıyla gerekli cevabı vermiştir. Başbakanın
anlamadığı, bu gençlerin yüce özgürlük değerleri için dağlarda
olduklarıdır. Onursuzluğu dayatan bu tür çağrılara karşılık Kürdistan
gençliğinin verdiği cevap, gerilla saflarına daha çok katılım olmuştur. O
zaman bu sonuç çıkıyor ki, Başbakan ve Ordu yetkililerinin kendileri için
bir Pişmanlık Yasası çıkarmalarıdır. Çünkü onların yaptığı pişman olunacak
olgulardır.
TC devleti ve bu onursuz çağrıları yapanlar bilsin ki; biz on binlerce
yurtsever insanı katletmedik ki pişman olalım, biz 4 bin köy yakmadık ki
pişman olalım, biz savaşta kimyevi gaz, misket bombaları ve napalm
kullanmadık ki pişman olalım, biz halkın emeğini ve bir lokma ekmeğini
çalıp Amerikalarda çocuklarımızı okutmadık ki pişman olalım, biz savaş
esirlerini infaz etmedik ki pişman olalım, biz din ve İslam adına
dinsizlik yapmadık ki pişman olalım& Welhasıl, bizim pişman olacak bir
pratiğimiz yoktur. Bilhassa yaptığımızdan onur duymaktayız. Halkımızda
bize kutsal gözüyle bakmakta ve sonuna kadar bizimledir.
Belki Erdoğanın Kürtleri bizi sevmiyor olabilir. Bu da normaldir. Çünkü
kendini satan bu tipler, Kürt değildir. Ve Kürt olmadıkları için de, bizi
sevip sevmemeleri de önemli değildir. Bu kesimler ya doğru yolu bulacaklar
ya da Cemilê Çeto gibi onlarda tarihin kaybolmayacak sayfalarında
kendilerine yer bulacaklardır.
Zihniyet bu oldukça alanlarda Pişman değiliz, MAZLUMUZ BIZ! sloganlarını
atan onurlu ve Yigit Kürt insanlarımız, özgür ve özerk bir Kürdistan
kuruncaya kadar bu dağları boş bırakmayacaklardır&
10.12.2007
|