Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu

 

 

Sivas Şehitleri

 

 

1 Ocak 2007 Tarihinden İtibaren HİT

ÇATI PARTİSİ,MANTI PARTİSİ VE ÇATI KATI

TEMAN DEP (Fézo yé Kazi Bayé)

İnşaatçı değilim ama, bildiğim kadarıyla  iki çeşit çatı var; semer çatı ve şemsiye çatı.

Mantı ise; sarmısaksız olmaz.Yararlıdır ama, yemiyenleri rahatsız eder. Bazıları da sevmez, kimine de dokunur.
   Çatı katı ise, yamuk-yumuk olur. Bazı odaları çok alçaktır v.s
    Başlık ile bunlar arasında isteğe göre birtakım ilişkiler kurulabilir.  
    Ama şaka bir yana, bu çatı partisi kurmalar, ittifaklar, birleşmeler falan ne yazık ki hep hikaye olmuştur. Elbette gönül çok arzuluyor, ancak, arzu ile olmuyor. Bu iş gerçektende bir gönül işi ve en önemlisi de iyi niyet işi.  
    Çünkü, hem Kürd örgütleri arasında, hem de diğer örgütler arasında defalarca denendi, anlaşmalar falan yapıldı ama sonuç ortada.
   Bir kere bu iş; öyle proğramlar, ilkeler,teoriler sayfalarca yazılar, saatlerce konuşmalar işi falan değil. Zaten proğrama falan kimsenin uyduğu da yok ya! Sakın bunları veya proğramı, teoriyi küçümsediğim falan anlaşılmasın. Bunlar sayısız defa yapıldı, yazıldı, yazılıyor da. Hem de bıkkınlık derecesinde.
   Bu iş; İYİ NİYET VE PRATİK İŞİ. Yani, işbitirici olmak ve hiç bir ard niyet taşımamak ve bencil davranmamak. Bencilliği içinde ve ruhunda taşımamak. Tabiiki bütün bunlar herkesim için geçerli olmalı. Tüm taraflardan veya yer alanlardan bir tanesi dahi bunları mizaç haline getirmemişse başlangıcı, gelişimi veya sonu çatı katına döner, ya da semer çatıya döner, bir rüzgar altına girdi mi uçurur.
   Lenin'in çok sevdiğim bir sözü vardır; ezen ulus ile ezilen ulus arasında ki güveni sağlamak için, "Ezen ulus devrimcileri, 'haydi biz bunlara demokratları diyelim' ezilen ulusun ayrılma hakkını, ezilen ulus devrimcileri ise, birlikte olmayı savunmalıdırlar" Bu ilke canla-başla savunulmuş olsaydı bugün çok farklı konumda ve durumda olunabilinirdi.
   Bu gün Kürdlerin çok büyük bir kısmı bunu savunuyor. Ama Türk demokratlarından savunanlar ise, ne yazık ki, parmakla sayılabilecek kadar. Bunu savunanlardan ise; kusura bakmasınlar ama, sonraları  diğerleri gibi mi olurlar diye kendi kendime çekiniyorum. Onların bu çabalarına çok değer veriyorum ama ne yapayım elimde değil korkuyorum.
   Çekinmekten ve korkmaktanda haklıyım gibi; İşte CHP, işte bir zamanların solcusu, hatta HEP in kurucusu Kemal Anadol un şimdiki militarist ve ırkçı hali.
   İşte devrimci-demokrat Ertuğrul Günay ile Zafer Üskül ün hali, işte Haluk Özdalga nın hali.1 Mayıs ta yapılanlar için bile demokratlıklarını  unutmuşlar. 
   İşte Perinçek ve İP in hali. 68 yıllarda ki ihtilalciliği O'na kalsın (sahi bu ihtilali kime karşı yapacaklardı, çiçekle mi yoksa silahla mı  yapacaklardı?)  2000 e Doğru dergisinde ki haline bir bakın bir de şimdiki militarist  haline.
   İşte Cumhuriyet gazetesinin ve çoğu yazarlarının militarist ve şövenist haline bir bakın. İşte Yalçın Küçük ün bir eski haline bakın, bir de şimdiki haline.
   İşte demokrat ve objektif habercilik yapan Uğur Dündar ile M.Ali Birand ın (andıçlanan) bir o hallerine bakın, bir de  elinde silahla habercilik yapan bu hallerine...
   İşte dürüst ve her türlü haksızlığa karşı duran İslamcı aydınların, yazarların bir o hallerine, bir de bu hallerine bakın. Ve daha niceleri. Ama Kürdleri de unutmamak lazım ha! Kürdlerden de bu durumlara düşenler az değil...
   Kendi kendime diyorum ki; acaba bu da mı derin güçlerin bir taktikidir? Yani, özellikle Türk aydın, gazeteci ve yazarlarından bir kısmını demokrat hatta devrimci olarak hatta biraz da bunlara demokratlıklarından dolayı baskı yaparak piyasada kullanmak, bir süre sonrada karşı tarafa geçirmek. Amaç ise; Kürd ve Türk demokratları arasında güvensizlik oluşturmak, birlikteliği, örneğin çatı partisi gibi birliktelikleri, mantı partisine çevirmek.
    Örneğin bende bir güvensizlik oluşmuş durumda. Hatta daha da ileriye giderek  diyorum ki; Yahu! bu Türk demokratlarının ve Türk devrimci-demokrat örgütlerinin çok büyük bir bölümü yine ya Kürdlerden, ya Alevi Kürdlerden ya da diğer Alevilerden oluşmuştur. Diğerleri ise çok azdır. Ama az da olsalar eğer gerçekten iyi niyetli iseler, Onlar bu tespitimden kırgınlık duyuyorlarsa şimdiden kendilerinden özür dilerim. Evet çok değerli şahsiyetler var, çok da kendilerine değer biçiyorum ama, böyle bir gerçekte ne yazık ki yaşanmışlardan görülüyor.
   Diyelim ki bu güvensizliği oluşturma derin güçlerin bir taktiği ise, en azından bende bu güvensizlik oluşmuş ise, bunların oyununa gelmemek ve bu oyunu bozmak için dahi olsa yine de çabalamalı, ez azından İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin  Türkiye'de de uygulanmasını temel ilkeler olarak veya ortak ilkeler olarak ele alıp, bunları yaşama geçirme çabası için, ortak örgütlenerek diyorum ki, Yaşasın Çatı Partisi, Yaşasın Akın Birdaller, Yaşasın Vedat Türkaliler, Yaşasın İsmail Beşikçiler ve diğerleri...
 7 Mayıs 2008
                                                                                                                                                                                                           Teman Dep      

Ekleme Tarihi: 08.05.2008 / Gomanweb

  Müzik-Video

Konuk Defteri

İletişim Formu