|
"OH OLDU!"DEMEK GEREKİR Mİ?
TEMAN DEP (Fézo yé Kazi Bayé)
Başlangıçta belirtmek gerekirse; AKP nin kapatılmak istenmesine"Oh
Oldu!","İyi Oldu!","Müstehaktı"demek lazım.Ama son tahlilde ise
kapatılmasına karşı çıkmak gerekir.Ne de olsak demokratız ya! Çifte
standarta karşıyız ya! Sadece kendimize demokrat değiliz ya!
Çünkü Akp; ettikleriyle, tavırlarıyla, tutarsızlıklarıyla,
yanlışlarıyla, çıkarcılığıyla, fırsatçılığıyla, fesatlığıyla,
ırkçılığıyla, şövenliğiyle, bölücülüğüyle, insan kayırmacılığı ve
ayrımcılığıyla, çifte standartçılığıyla, münafıklığıyla, kendi medyasını
yaratmacılığıyla, aldatma ve kandırmacılığıyla, ikiyüzlülüğüyle, sol
gösterip sağ vurmacılığıyla, nadiren de olsa sağ gösterip sol
vurmacılığıyla , din istismarcılığıyla ve en önemlisiyse yalancılığıyla o
kadar ileri gitti ki; kapatma girişimine, insan "Oh Oldu!" demekten
kendini alamıyor.
Ama durun! Bütün bunlardan dava açılmıyor.Hele ,hele hiç bir
iktidar partisi hakkında bunlara benzer şeylerle hiç dava açıldı mı?
Hayır.Laikliğe aykırı suçlamalarla ilgili veya Kürd sorunu ile ilgili
partiler hakkında davalar ve kapatmalar olmuştur. Siz hiç ırkçılık,
militaristlik, darbeye davet, demokrasi karşıtlığı,başka halklara
düşmanlık veya başka halklara karşı kin ve nefreti körükleme, yolsuzluk,
ekonominin iflas ettirilmesi, develüasyon, linç girişimlerinde
bulunma,gösterilerde sivil vatandaşları tarayıp öldürme,aşırı güç kullanma
ve benzeri durumlarla ilgili hele hele bir de ktidar partisi ise dava
açıldığını duydunuz mu?
Akp Hükümeti ilk yıllar demokrasi havarisi kesildi.Zaten hep
böyle olmamış mıdır?Demokrat Parti;"Yeter!söz milletindir", Demirel;
"Yasaksız Türkiye", Ecevit; "Ak Günler" ve digerleri benzer
şeyleri söyleyip, sonra tersini yapmadı mı?
Böylece insanlarda politikacıya güvensizlik oluşmadı mı?Ama
çaresizlikten dolayı veya unutkanlıktan dolayı tahteravalli hep oynanmadı
mı?
Akp niçin Ab için çabaladı;Darbeler yapılamaz ve türban
serbestleşir diye.
Türban AİHM den döndü.Genelkurmay Başkanıylada anlaştı. Hatta
aralarında su sızmıyor. Ondan sonra dikkat edilirse artık kendileri için
AB ye gerek kalmadı ve Ab imiş, Kopenhag kriterleriymiş, Kopenhag esaslı
Ankara kriterleriymiş, ekonomi falan bile unutuldu gitti. Ekonomi
bozulmaya başladı,zamlar gelmeye başladı, işsizlik önlenmedi, dış açık
gittikçe arttı, rant ekonomisi yaygınlaştı.
Sahi, Erdoğan başa geldiğinde ilk işi ne olmuştu biliyor
musunuz? Ayırımsız bütün parti başkanlarıyla,hatta Cem Uzan la bile
görüşmüştü. Ondan sonra hiç biriyle görüştü mü? Hatta çok temiz müslüman
ya; Bayramda bile görüşmeyi kabul etmediği partiler oldu.
301.maddeyi,yeni Anayasayı,diğer partilerle diyaloğu falan
unuttular.Polise ,insan vurma yetkisi falan bile tanıdılar.
Akp çok sinsice davranıyor; hem nala hem mıha vurmasını ve
havuç-sopa politikasını çok kurnazca uyguluyor. Çok değişik taktik ve çok
değişik insanları vasıtasıyla her ağıza bir serçe parmağı bal ile her saça
ayrı tarak politikası uyguluyor.Ve benim gibi sade vatandaş bile bunun
farkında.Ama demek ki benden daha sadeleri de çok ki ne yazık ki farkında
degil.
AKP "tüm milletin partisiyim,Akp yi kapatmak tüm milleti
kapatmaktır" diyor; İyi de; Bu milletin içinde, Solcusu, Sosyalisti,
Alevisi, Kürdü, Demokratı yok mu? (Ertuğrul Günay, Reha Çamuroğlu,
Dengir Mir Fırat falan var ya yetmiyor mu?) Bu saydıklarımdan bırakalım
digerlerinide, kaç vali, kaç emniyet müdürü, kaç milli eğitim müdürü, kaç
hastane müdürü, kaç general, kaç ast subay, kaç şube müdürü, hatta
bırakalım bunlarıda kaç lise müdürü, hatta ilköğretim okulu müdürü v.b,
v.b var? Peki bunlardan vergi alın mıyormu? Bunlar askere alın mıyormu?
Ha! diyebilirsinizki; bunlar şöyle veya böyle! Yahu! Görev sırasında
ideoloji,şu-bu ayırımı yapılır mı? Eger yapan olursa, o zaman soruşturma
açılır.. Gerçi en tabanda yer alan öğretmenler,hademeler ve bazı memurlar
hakkında bile soruşturma ve sürgünler oluyor ya! Tabi keyfi
uygulamalar,velhasıl bu memlekette bazılarıyla başa çıkılmaz. İlleki bir
yolunu bulurlar, birşeyler yaparlar.
Erdoğan DTP ile görüşmüyor,yardımcıları hatta Cumhurbaşkanı ise
görüşüyor.Peki bu ne turşu,bu ne perhiz?
Peki ilk Başbakan olduğunda niçin görüştün. Değişen ne?Bu ne
turşu,bu ne perhiz?
Sayın Gül, Diyarbakır Belediyesini ziyaretinde,kardeşim Baydemir
dememiş miydi? Kardeşleri için ne yaptı?Bu ne perhiz,bu ne turşu?
Yine Sayın Gül, Mahküm olmuş olan Hatip Diclelerle görüşmemiş
miydi? Bu ne turşu,bu ne perhiz?
Bazı İslami demokrat kişiler, özellikle medya yoluyla neredeyse
DTP nin görüşlerini savunuyor,dolayısıyla Akp yi Kürdlere şirin göstermeye
çalışıyor,ama Akp nin uygulamalarına veya Kürd sorununun çözümsüzlüğüne
hatta daha da çetrefilli hale getiren politikalarına karşı hiç bir tavır
almıyor Bu ne perhiz, bu ne turşu?
Bazı Akp yanlısı liberal kişiler,özellikle medya yoluyla yine
neredeyse DTP nin görüşlerini savunuyor,dolayısıyla AKP yi Kürdlere şirin
göstermeye çalışıyor ama AKP nin Kürd Sorununun olumlu çözümüne yönelik
hiç bir tavır ve çabasının olmayışına hiç bir tavır almıyor.
Yine bazı liberal hatta demokrat kişiler aşırı milliyetçiligin
ve şövenizmin gelişmesine Akp nin katkısını hiç görmüyor. Oysa Hükümet
veya Akp istese, milliyetçiliği ve şövenizmi teşhir edebilir, halkların
birbirine düşman olmasını önleyebilir. Çünkü medya gücü var ve medya Akp
ye yer veriyor. Bu ne turşu, bu ne perhiz?
O zaman şu anlaşılıyor ki;bütün bu politikalar
amaçlıdır,taktikseldir,sinsiliktir ve kurnazlıktır.
Peki son olarak ta bir soru; Cemil Çiçek,en önde olan kişiler
arasında olduğu halde niçin yasaklılar arasında yok? Cevap; En milliyetçi,
en şöven olduğu için, Ermeni konferansını düzenleyenlere ,Talabani ve
Barzaniye yaptığı hakaretler için.
Gerçi sonradan "postal yalayıcısının" yanında düğmelerini
ilikleyip görüştü ama, eee! o kadar da olur canım! Ne demişti "babamız"?
Dün dündür, bu gün bu gündür". Sayın Cemil Çiçeğ e
düğündür.
19 Mart 2008
Ekleme Tarihi: 19.03.2008 / Gomanweb
|