|
DEVRİMCİ KARISININ KOYNUNDA DAHİ DEVRİMCİDİR
Süleyman Doğan (Seydan)
Değerli dostlar ‘’bu da nereden çıktı?’’ demeyin. Ben de ilk duyduğumda kulak kabartmıştım. Bu sözü ilk Sevgili DELİL’den duymuştum. Nerede geçtiğini sordum? Herhangi bir yerden okumadığını bu sözü bizim MAKLİ`NİN söylediğini anlattı. Daha sonraları bend e Makli’nin bu sözlerine
şahit oldum. Benle Delil kendi aramızda Sevgili MAZLUM` A Makli derdik. Çünkü bu onun küçükken Aile içinde sevimli ve şirinliğinden dolayı takılan bir isim. Şimdi benim küçük oğlum da aile içinde MAKLİ diye çağrılır. MAKLİ’Yİ halen yaşatıyoruz. Tabi ki bu şirin isimlerin fikir babası KEBIRE halam. Şimdi ailede bir şirin çocuk olursa ona da
MAKLİ ismini takacağım.
Bu söz kendi içinden çok anlam taşıyan bir söz, derince düşünülmesi ve geniş perspektifte bakılması gereken bir söz. Aslında bu söz MAZLUMU da anlatan bir söz. Bu söz içinde ne kadar derinse MAZLUM da bir o kadar derindi. Mesela, şunu da hep söylerdi: Devrimci; düşmanına karşı mücadele ederken, ahlakıyla duruşuyla da etkilemeli.
Şimdilik buraya bir nokta koyarak yaşadığım bir olayı vurgulayayım. Bu arada değerli bir insanı daha anayım.
Teman`da değerli kivrem A. HAYDAR HASDEMIR (A. HEYDERÊ ÛSÊ TEMÊ) çok espritüel bir insandı. Zaten espriden anlayan insan veya yapan insan zeki insandır. Kirvem öyle bir insandı. Sevdiğim bir kişiydi. Ondan dolayı ben tüm laflarına dikkat ederdim. Saygıyla anıyorum. Ben bizim evin yanında çift sürüyorumdur. O da DEŞTIKTE sürüyordu.
Karşılıklı konuşuyorduk. Birden,
“kirve!” diye seslendi .
Ben, “hayrola’’ dedim .
“Ben DEVRIMCI oldum“ dedi.
“Hayırdır” dedim.
“Bak kirve!”dedi.
Ben dönüp kirveme baktım .Kirvemin elinde sopası tarla sınırının içindeki kayaya doğru koştu. Kayanın üstüne cıktı sol kolunu havaya kaldırdı. Yüksek bir ses tonuyla bagirarak;
‘’Emperyalizim, Fasizim, Sosyalizim. Marksizim, Leninizim, Oportonizim, Feodalizim !’’
Ne kadar ‘’izm’’ varsa saydıktan sonra bana döndü;
‘’nasılım kirve?’’ dedi.
Ben de;
‘’Biravo! Harikaydın’’ dedim.
Aslında bize çok anlamlı bir mesaj veriyordu. Filozofik bir mesaj. Tekrar saygıyla anıyorum. Ben mesajını iyi anladım. Artık bu mesajın üstüne laf söylemek ayıp olmaz mı? Ancak bir ilave yapmak lazım. Bu lafın üzerinden tamı tamına 33 yıl geçti ama bu gün söylemiş gibi tazeliğini koruyor.
FİDEL CASTRO Arjantin Hukuk Fakültesi Öğrencilerine bir konuşma yapmak için kürsüye çıkar ve şöyle seslenir:
“Ben bu sefer aranıza geleceğim için hiç bir hazırlık yapmadım. Ne konuşacağımın hazırlığını yapmadım. Bu gün siz soracaksınız, ben cevap vereceğim”
Tüm öğrenciler bir ağızdan bağırarak alkışlar arasında,
‘’bize CHE’Yİ ANLAT!
Örgenciler SLOGANLARIYLA SALONU İNLETIRLER. Castro başlar anlatmaya:
“Biz ilk gerilla savaşı verdiğimiz dönemlerdi. Bir gün askerlerle aramızda tam altı saat çatışma sürdü. Çatışma sona erdikten sonra Gerilla CHE, silahını bir yana bırakarak tüm yaralı arkadaşların yarasını sardı. (Biliyorsunuz CHE aynı zamanda DOKTOR) Sonra yaralı askerlerin yanına koştu,
onların da yaralarını sardı”
Bu konuşma yakın zamanda oluyor, yanlış hatırlamıyorsam 2003´ te olması gerekir. İşte BÜYÜK DEVRIMCİYİ SİMGELEŞTİREN BU DEVRİMCİ TAVIRLARIDIR. Devrimci olmanın beraberinde getirdiği ödevler dışında görevleri de var. Mesela feodal, milliyetçi, ilkel, burjuva mantığıyla bakamazsın v.s. Çıkarını
düşünemezsin. Yapacağın her şeyin karını, zararını iyi hesaplamak zorundasın. Adalet, insanlık yönlerini düşünmek zorundasın v.b gibi sıralayabiliriz.
Demek ki devrimci olmak öyle kolay iş değil. Çok zor bir iştir. İki slogan atmakla, kulaktan dolma iki kelime sarf etmekle olacak iş değil. Devrimci emek ister, aynı zamanda emeğe saygı ister. Zaten sosyalizm bu değil miydi? Herkesin emeğinin karşılığının teslim edilmesidir. Hele bir de
KAPIKULEYİ GEÇTİKTEN SONRA DEVRİMCİ OLANLAR VAR. Bunlar da düşman başına! Ben Dünyanın en korkak adamıyım. Fakat bu tiplerden korktuğum kadar hiç kimseden korkmuyorum. Tabi günümüzde Konjoktürel koşullara göre şekillenmeler var. Bunlar öyle yabana atılacak gibi değiller. Her tarafta mantar gibi türemeye başladılar. Çok tehlikeli boyutlara
geldiler. Ben İnsanim diyen herkesin, devrimcilere saygısı olan tüm insanların bunlara karşı dikkatli ve duyarlı olmalarını insanlık adına talep ediyorum. Tüm kurum ve kuruluşlar içindeki bu köylü kurnazlarını teşhir etmeleri gerekir. Bu tipler ağzı başka söyler, kafası başka yerde. Aynı zamanda bir o kadar tehlikeli.
Devrimcilik, bir duruş, aynı zamanda bir ahlaktır. En önemlisi de devrimci barutun olması lazım, barutsuz savaş olur mu? Bu barut; öğrenme, bilgilenme, kavrama anlayışıdır. CHE´deki anlayışa bakıyorum. Mazlum’daki anlayışa bakıyorum tam da çakışıyorlar. Demek ki devrimcilik evrensel bir öğreti aynı zamanda. Oysa bunlar tanışmıyorlar.
Oysa devrimci duruşları ve düşünceleri biri birini tanıyor. Ahlakları sanki yılların dostlarıymış gibi geliyor. Bu insanları kavradığımız,anladığımız sürece saygı göstermiş oluruz .Onları yüceltmiş oluruz. Bizim kavgamız bu, zaten bu olmalı. Yoksa ne işimiz olur. Ha ‘’Kirveni unutun’’ derseniz, hiç unutur muyum? Bence o filozoflara taş
çıkartırdı. Daha nice lafları var. Sırası geldiğinde anlatacağım.
MAZLUM'UN DA dediği gibi; her zemin ve koşulda devrimci olmak, o ahlakı taşımak ve karısının koynunda bile devrimci olduğunu unutmamak lazım. Bu Mazlum`a saygının tam da kendisidir. Yoksa tanıyıp tanımamak meselesi, nereli olduğu değil. Şöyle söyleyebilirim; bin
yıllardır tarihin derinliklerinden gelmiş, eminim ki herkesin de hayatında yüzlerce defa söylediği, fakat hiç anlam ve anlayışının farkına varmadığı bir ATASÖZÜYLE anlatayım. En ufak bir şeyden hemen dediğimiz laf; ‘’Git şurdan sende!’’ , "ESKİ KÖYE YENİ ADET`Mİ GETİRİYORSUN" İşte MAZLUM bu bin yıllık anlayışı yerle bir eden, ters yüz
yapan ESKİ KÖYE YENİ ADET GETİREN bir devrimci . Bu kadar da devrimci görüldüğü gibi. Ancak bu kadar söyleyebileceğim. Fazla lafa gerek var mi?
Herkes bu atasözünü kafasının içinde değerlendirirse bence MAZLUM’U anlamış olur.
17.04.008
Süleyman DOGAN
Es.Hep. Dep..Yn.
Ekleme Tarihi: 18.04.2008 / Gomanweb |