|
"ORTAK CEPHE"
Süleyman Doğan (Seydan)
1970 Yıllarında adından en fazla söz ettiren İspanya Komünist Partisi ve Onun Lideri SATIAGO CARILLO. Bütün dünya gözlerini Ekim devrimine dikerken, Carillo Avrupa’da Komünizmin düşünsel temellerini atanların başında gelir. Yıllarca FRANKO Faşizmine karşı direnen ISPANYA K PARTİSİ, yeni açılımlarla ve gerçekçi bir tavır izledi.
CARILLO sınıf savaşı yerine "Sınıfların İşbirliğini" anlayışını gerçekleştirdi. Artık yalnız Proletarya yerine daha başka sınıf ve tabakaların mücadelede yer alabileceği anlayışını benimser, içinde bulunduğu dönem ve koşullar gereği, anlaşıldığı gibi emekçi kesimlerin birliği gündeme oturmaktadır.
Hal bu iken, yine Avrupa’dan yaygınlık kazanan İtalya Komünist Partisi 1944 `lerde Palmiro Togliatti "Italya Sosyalizmi" başlıklı yapıtında İlerici Demokrasinin Temelini atar. Amaç Faşizme karşı ilerici Demokrasi cephesi oluşturmak, düşüncelerin Parlamento yolu ile yayılmasını sağlamaktır. Daha
sonra İtalya.K.P´ de BERLINGUER ideolojik yapısını faşizme karşı verilen savaşı "Ulusal Birlik" siyasetine dayatır. Bu birlik (cephe) " anti-fasit" niteliklidir. Buralarda gelişmeler böyleyken, 1970 yılında seçimlerle DEVLET başkanlığına seçilen SALVADOR ALLENDE tıpkı Avrupa’daki gelişmelere benzer bir yol benimsemiş. Büyük Amerikan tekelleri
için "Arka bahce"olan Güney Amerika`da Özgürlüklerin ve Demokratik iktidarların bu yolla gelmesi! Bu tehlikeyi sezen emperyal güçler hemen harekete geçer ve ABD Ulusal Güvenlik Konseyi durumu yakından izlemek üzere acilen bir kurul görevlendirilir. Bu gibi gelişmelerin olması kendileri açısından çıkarlarına ters düşer. Bir düşünün, bütün
ekonomisini savaşa endekslemiş bir güç başka ne yapabilir ki! CIA ile ITT arasında eylem birliğine girer, bir yandan da MIR adlı sol örgüt içindeki ajanlarla ilişki kurar. Sağ örgütler kurar ve Şili`yi bir kaosun içine sokarken, planlandığı şekilde PINOCHET başkanlığında askeri bir cuntayla ALLENDE devrilir. Böylelikle dünyada bu yolla
gelişen hareketler karşısında önlemini almış olur. Allende Mencilisi terk etmeyerek, çatışarak öldüğünü de belirtmek gerekir. Bu gelişmeler bir noktaya dikkat çekiyor; "ORTAK CEPHE" dayanışmasının önemini ortaya sergiliyor. Şili’de Sosyalizm "Ortak Cephe" oluşumuyla iktidara gelmiş, az gelişmiş ülkeler için yeni bir model oluşturmuş, tabi ki
egemenlerin işine gelmemiştir.
Şimdi Türkiye’de neler olmus? 1960 sonrası kısmen de olsa gelen özgürlüklerle, Dünyada da gelişen devrimci gençlik dalgası, Bunların Türkiye´ye yansımaları aynı zamanda 1961 Türkiye İsçi Partisinin kurulması ve çeşitli kesimler arasında bir örgütlemenin gerçekleşmesine neden oldu. TİP 1965 seçimlerinde 54 ilde, %3 oy alarak TBMM’ye
15 milletvekili göndermeyi başardı. Aynı zamanda İsçi Sendikalarının taban kazanmasıyla DISK ile birlikte eylemler gerçekleştirerek faşizme geçit vermemek için devrimci bir duruş sergilediler. 1969 yılında CHP-AP İttifakıyla "Milli Bakiye " sisteminin iptal edilmesiyle 1969 seçimlerinde TİP saf dışı edilmek istenmiş.
Yine Emperyal güçleri ve işbirlikçilerini harekete geçirmiştir. 12 Mart 1972 darbesiyle bu "Devrimci Cephe" yenilgiye uğramıştır. Tekrar Türkiye´de aydın geçlik hareketi bir örgütleme içine girmiş.1974`lerin sonu 1975`lerin başında devrimci gençlik Türkiye`de var olan örgütlerden farklı olarak MİLLİ MESELE´ye farklı bir boyut kazandırmıştır.
Kürt halkının meselesinin" MİLLİ BASKI" değil "SÖMÜRGECİ BASKI" olduğudur.Her ne kadar ayrı Örgütleme gündemde olsa da, esas olan ORTAK CEPHEDIR. Egemenler bu Cephe´nin oluşmaması için gene harekete geçerler ve 12 EYLÜL1980 Faşist Darbesini gerçekleştirirler. Yine bu CEPHE önlenmiş olur. Dolayısıyla 1990 HEP Süreci başlar. Bu süreçte yer alan
biri olarak, HEP sürecinde halkların talepleri, hatta milletvekili portrelerine bakıldığında "ORTAK CEPHE" nin oluştuğu görülüyor. Yine Emperyalistler ve işbirlikçileri operasyonlarla, Koruyucu, Faili meçhuller, köy boşaltmalar, JITEM, Kontralar v.s. bu süreçte engellenmiş oldu. ÖCALAN´ın yakalanmasıyla ÖCALAN yeni bir açılım yaptı. Ne idi bu
açılım? Cumhuriyetin demokratikleşmesi, yani "DEMOKRATIK CUMHURIYET". Bu çoğu çevreler tarafından anlaşılamadı. Açık söyleyeyim, Öcalan`ın bu söyleminden kendi Partisi de anlamadı. Ne yazık ki bu söylemden tam 6 yıl sonra bir toplantıda bir yetkilinin ‘’biz bunu yeni anladık’’ demesi, beni şok etti. Oysa emperyal güçler çoktan
anlamışlardı. Son seçimlerde bu cephenin kısmen de olsa gerçekleşmesi, aynı zamanda son dönemler de DTP biraz buna hız vermesi, bugün ki çirkin Kara HAREKETİYLE KENDİNİ AÇIĞA VURDU, Çünkü Demokratik Cumhuriyeti oluşturmak sivil kurumların, EZILEN halkların, aydınların, demokratların, kısacası Kürt ve Türk halklarının ortak CEPHE de buluşmasını
getirir.
Zaten hali hazırda Türkiye’de siyasi bir boşluğun su götürmez olduğu ortadadır. Var olan partilerin siyasi sınırları belli değil, ortam buna uygun tam birliktelik zamanı. Yine şer güçleri devrede, kirli savaş devrede, çelişkiyi derinleştirmek, bir daha zor tamir olur hale getirmek istemektedirler. Ben ilk yazımda dikkat çekmiştim. Bence bu son
çırpınışlarıdır. Kürtler 1975 Kürtleri değil, belli bir noktaya gelmişler. Şimdi bu emperyalist uşaklarına sormak lazım; diyelim ki siz belli bir ölçüde PKK`ye karşı başarılı oldunuz; peki Kürt Sorunu biter mi? Adaletsizlik, issizlik, yoksulluk, v.s. biteceğini mi sanıyorsunuz? ÖLDÜRDÜGÜNÜZ KIM? ÖLDÜRTTÜGÜNÜZ KIM? Bunların hesabi ne olacak?
TARİH Önünde 38´i de yaptınız. Unutuldu mu? Bence siz bir BATAĞIN İÇİNDESİNİZ. Bir gün gelecek her iki yoksul halkın çocuklarına hesap vereceksiniz. Bence SİZ RÜZGAR EKİYORSUNUZ VE FIRTINA BİÇECEKSİNİZ! Bir de bu işi PKK´siz çözeriz diyorsanız; bu daha büyük bir felaket! Herkes komplekslerinden vazgeçmeli, bu işin PKK´siz olamayacağı gün gibi
ortada. Kaldı ki dünyadaki gelişmeleri, devrimleri, antlaşmaları iyi takip edenler, her seferinde bu meseleye çözüm için hazır olduğunu ifade eden PKK Lideri ile çözüleceğini bilir.
Bu savaş çocuğun az süt içmesidir, emeklinin cebine az paranın girmesidir, işçinin işsiz kalmasıdır, gençlerin geleceğinin olmamasıdır, ülkenin az gelişmesidir, halklarının biri birilerine düşman olmasıdır. Bu kirli savaşı bozmak için her iki halkın EZİLEN kesimlerin "ORTAK CEPHE" oluşturarak karşı
durması gerekir.
27.02.2008 / Gomanweb |