|
ASLİ UNSUR
Süleyman Doğan (Seydan)
Alevilerle yakından uzaktan ilgisi olmayan Çamuroğlu’nun iftar toplantısında şu meşhur Alevi Açılımıyla üç beş dalkavuk gözünü kürsüdeki Başbakana dikmiş heyecanla yapacağı açıklamayı bekliyor.
Başbakan konuşmaya başlar:
“Sayın Aleviler siz bu ÜLKENIN ASLİ UNSURUSUNUZ!” Aşağıdakilerden bir alkış! Her zamanki dalkavukluklarını büyük bir marifetle sergiliyorlar. Alevi açılımı tamam!
Be hey Allah´tan kokmazlar! Ceddim sizleri berdar etsin inşallah! Siz bu lafı daha önce hiç duymadınız mı? Aslında işinize gelmiyor. Ben şimdi bu anlamsız nakaratı sizlere hatırlatayım. Siz bizi aptal mı zannediyorsunuz? Bu ASLİ UNSUR hikâyesini asırlardır
duyuyoruz ve çok iyi biliyoruz. Bu ASLİ UNSUR mantığının altında neler yapıldığını da biliyoruz. ASLİ USUR dediler Maraş katliamını yaptılar, Madımak’ı , Bahriye.Ücok’ları, H.Dink`leri, Apê Musa’ları, ötekileri, berikilerini… Bu ülkede 30 milyona varan KÜRTLERE ‘’siz bu ÜLKENIN ASLİ UNSURLARISINIZ’’ dediniz. 85 yıldır aynı zihniyet ve aynı
zırvalıkları dinledik. Tam da burada suç kimde? Başbakanda mı yalnız, devletten mi, yoksa KÜRT ve ALEVI Dalkavuklarında mı?
Devlete ve Başbakana APÊ MUSA’NIN 16 Yıl önce anlattığı bir olayla bunlara cevap verelim. Dalkavuklara da Bektaşi’yle yanıt verelim. Apê Musa İstanbul DGM’de hakimin karşısına çıkar.
Hakim cok sert bir uslupla:
“Yahu Gene mi sen? Ne istiyorsunuz bu Devlet`ten ? SiZ BU DEVLETIN ASLİ UNSURLARI DEGİL MİSİNİZ? Ne istiyorsunuz be adam!?”
Ape Musa her zamanki bilgeliğiyle:
“İyi güzel söylüyorsun Hakim Bey, yalnız BU İÇİNE TÜKÜRDÜĞÜM ASLİ UNSUR ne biçim bir ASLİ UNSUR Kİ ne kültürü serbest, ne de dili serbest!”
Şimdi gelin soralım, bu Aleviler ASLİ UNSUR İSE, neden zorunlu DİN DERSLERİNE tabi tutuluyorlar? Neden Serbestçe ibadetlerini yerine getiremiyorlar? Neden ALÇAKÇA İftiralara maruz kalıyorlar? Amaç başka, çok TEHLIKELİ, sizin yüzünüzü camiye doğru çeviriyorlar!
Hatta yarın, öbür gün önünüze iki seçenek koyacaklar: YA SIYASAL İSLAM İÇİÇNDE KENDİNİZİ KABUL EDECEKSİNİZ, YA DA İRAN ŞİİLİĞİNİ. İki yol da camiye çıkar. Gecen gün YOL TV´de Çamuroğlunu dikkatlice dinledim. ‘’Genel İbadet Yeri CAMİ´dir. Özel ibadet Yeri CEM EVİ´dir. Benim babam dede idi, camiye de gidiyordu’’ diyerek Alevilerin keklik
misyonunu üstleniyordu.(İşin enteresan yani bir de BABA MANSUR Ocağından, akrabam çıkmaz mı!. Baba Mansur berdest etsin.) Şimdi TEHLİKEYİ Sezdiniz mi? Oyunlar büyük oynanıyor. Hem KÜRTLER açısından, hem ALEVİLER açısından, dolaysıyla tabi ki Türkler açısından da tehlikelidir. Kürtler ve Tükler daha dikkatli olmak zorunda. Egemenler ikinci bir
Filistin- İsrail peşinde.
Şimdi dalkavuklara Bektaşi cevabı verme zamanı geldi:
Köyün birinde yaşlı bir Bektaşi ile hanımı yaşıyormuş, evleri köyün dışında manzaralı bir yerde. Bir sabah Bektaşi’nin eşi dışarı çıkar, bir de ne görsün! Bütün köy halkının Bektaşi’nin evine doğru geldiklerini görür. Telaşla içeriye koşar ve Bektaşi’ye,
derki:
‘’Köy halkı bize doğru geliyorlar! Kalk bakalım ne olmuş’’
Bektaşi uzandığı yerden hiç kalkmıyor. Eşi tekrar dışarı çıkıyor.
Köylünün biri;
“Ana; Bektasi evdemi?” diye sorar.
Ana;
”evde hayrola?” der.
Köylü;
“bu sene havalar kurak gitti,ekinlerin hali perişan, yağmur duasına çıkacağız, Bektaşi de bizimle gelsin’’ der.
Ana içeriye gider ve Bektaşi’ye,
‘’tüm köylü yağmur duasına çıkar sende git’’ der.
Bektaşi istemeyerek homurdana homurdana bastonunu alıp köylünün arkasından gider. Tam da yolu tarlasının önünde geçer. Bektaşi bastonunu tarlasının üstüne koyarak başını gökyüzüne doğru çevirir ve yukarıdakine derki:
‘’bak bu tarla da benim, eğer yağdıracaksan!’’
Öylece yoluna devam eder. Dualar edilir. Herkes evine dönerken şiddetli bir yağmur başlar. Yağmurda fazla ıslanmamak için herkes hızlıca evlerine dönerler, Bektaşi ise yaşlı olduğundan yavaş yavaş gider evine ve sırılsıklam olur. Tekrar tarlasının yanından geçerken bakar
ki ne görsün(!) dağdan kopan sel tarlasının ortasından geçmiş ve bütün ekinini mahvetmiş. Bektaşi bastonunu tekrar tarlasının üstüne koyarak başını gökyüzüne doğru çevirir ve “SUÇ SENDE DEĞİL, SANA TARLAYI GÖSTEREN PEZEVENKTE” der.
Süleyman DOĞAN
Ekleme Tarihi: 15.02.2008 / Gomanweb |